helakolan kavimler. Asırlar boyunca kimi toplumlar Allah’ın dinini kabul etmişler, kimileri ise inkar etmişlerdir. Bazen inkarcı bir toplumun içinden küçük bir azınlık çıkmakta ve sadece bunlar elçiye uymaktadırlar. Ancak kendilerine tebliğ gelen kavimlerin çok büyük bir kısmı bunu kabul etmemişlerdir.
Buhadiste de görüldüğü gibi, yönetici zulmettiği sırada Allah’ın indirdiği ile hükmetmemektedir. Şayet durum, haricilerin iddia ettikleri gibi, “Allah’ın indirdiği ile hükmetmemek, apaçık küfür” olsaydı, onlara itaat değil, Ubade b. Samit radıyallahu anh hadisindeki istisna gereğince uygulama emredilirdi.
100 Allah'ın izniyle olmadıkça, herhangi bir benliğin inanması [mümkün] değildir. [Allah] akıl etmeyen kimselerin üzerine, kirliliği [azabı] meydana getirir. ¹: Allah'ın izni olmaksızın, hiçbir kimse inanmaz. Ancak izin verdiğini, insan suresi 3. Ayet gibi çeşitli ayetlerde vurgulamıştır.
İbnül Arabi Muhyiddin kimdir? İbnü'l-Arabî'nin doğduğu dönemde Mürsiye, Muvahhidler'in idaresi altında bulunmakta ve kumandan İbn Merdenîş tarafından yönetilmekteydi.
Allahın yardımı ile Erdoğan bizzat bu olaylara şahitlik ederek ve hatta bazen olayın MEF'ULU olarak inanmak zorunda kaldı. 17 Aralık darbe girişiminin başarısız olmasından sonra Pensilvanya'dan yapılan bedduayı normal bir beddua sanarak dalga geçenler, animasyon hazırlayanlar, caps yapanlar, yani bizler malesef yine aptalık
HAPSV. Ra'd / 2. Ayet اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ Allah O’dur ki gökleri sizin görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükseltti, sonra da arş üzerine kuruldu ve güneşle ayı emrine boyun eğdirdi. Bunların her biri belirli bir vakte kadar yörüngesinde dönüp duracaktır. O, tam bir nizama koyduğu kâinatta her işi çekip çeviriyor, her şeyi idâre ediyor ve gerçeğin bütün işaret ve delillerini detaylarıyla açıklıyor ki, bir gün gelip Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız. Ra'd / 3. Ayet وَهُوَ الَّذ۪ي مَدَّ الْاَرْضَ وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْهَارًاۜ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ جَعَلَ ف۪يهَا زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ O Allah ki, yeryüzünü enine boyuna yayıp genişletti, oraya yerinden oynatılamaz dağlar yerleştirdi, nehirler akıttı ve orada her bir ürünü çifter çifter yetiştirdi. O, sürekli olarak geceyi de gündüze bürüyüp duruyor. Doğrusu bütün bunlarda, sistemli düşünebilen kimseler için nice deliller, alınacak nice dersler vardır. Ra'd / 4. Ayet وَفِي الْاَرْضِ قِطَعٌ مُتَجَاوِرَاتٌ وَجَنَّاتٌ مِنْ اَعْنَابٍ وَزَرْعٌ وَنَخ۪يلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقٰى بِمَٓاءٍ وَاحِدٍ۠ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلٰى بَعْضٍ فِي الْاُكُلِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler, bir kökten birkaç gövde hâlinde çatallı çıkan hurma ağaçları ve bir kökten tek sürgü halinde çatalsız çıkan hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi aynı suyla sulanmaktadır. Buna rağmen canlılara sağladıkları ürünler bakımından, ayrıca tat, gıda ve kalite açısından biz onları farklı farklı yapıyor ve bazısını bazısına tercih edilir kılıyoruz. Elbette bunlarda aklını kullanan kimseler için dersler ve ibretler vardır. Hac / 18. Ayet اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ۩ Görmez misin ki, göklerde olanlar, yerde olanlar, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, yeryüzünde hareket eden bütün canlılar ve insanlardan birçoğu Allah’a secde etmektedir; birçoğu hakkında da azap hükmü kesinleşmiştir. Allah kimi alçaltırsa, artık onu yükseltecek kimse yoktur. Şüphesiz Allah, ne dilerse yapar. Mülk / 30. Ayet قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ De ki “Söyleyin bana Eğer suyunuz yerin dibine çekiliverse, size kaynağından akıp duran yeni ve tatlı bir suyu kim getirebilir?” Mülk / 19. Ayet اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ Üzerlerinde kanatlarını aça kapaya uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları havada tutan Rahmân’dan başkası değildir. Şüphesiz O, her şeyi hakkiyle görmektedir. En'âm / 73. Ayet وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ وَيَوْمَ يَقُولُ كُنْ فَيَكُونُۜ قَوْلُهُ الْحَقُّۜ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِۜ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ Gökleri ve yeri gerçek bir gâye ve hikmet ile, yerli yerince yaratan O’dur. “Ol!” dediği gün her şey birden oluverir. O’nun sözü gerçektir. Sûra üflendiği gün de bütün varlık ve mutlak hâkimiyet O’nundur. O, duyuların kapsam alanı dışında kalanları da kapsam alanına girenleri de bilir. O, her hükmü ve işi sağlam ve hikmetli olandır ve her şeyden haberdârdır. En'âm / 74. Ayet وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ اٰزَرَ اَتَتَّخِذُ اَصْنَامًا اٰلِهَةًۚ اِنّ۪ٓي اَرٰيكَ وَقَوْمَكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ Bir zaman İbrâhim babası Âzer’e “Bir takım putları kendine tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de, kavmini de açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti. En'âm / 75. Ayet وَكَذٰلِكَ نُر۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ مَلَكُوتَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِن۪ينَ Biz İbrâhim’e delille akıl yürütmesi, kesin bir ilme ve imana sahip olması için göklerin ve yerin muhteşem saltanatını öylece gösteriyorduk. En'âm / 76. Ayet فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ الَّيْلُ رَاٰ كَوْكَبًاۚ قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ Derken gece bastırınca İbrâhim bir yıldız gördü “Bu benim Rabbim, öyle mi?” dedi. Yıldız batınca da “Ben batıp kaybolanları sevmem” dedi. En'âm / 77. Ayet فَلَمَّا رَاَ الْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هٰذَا رَبّ۪يۚ فَلَمَّٓا اَفَلَ قَالَ لَئِنْ لَمْ يَهْدِن۪ي رَبّ۪ي لَاَكُونَنَّ مِنَ الْقَوْمِ الضَّٓالّ۪ينَ Sonra doğmakta olan ayı görünce “Bu benim Rabbim, öyle mi?” dedi. O batıp kaybolunca “Eğer Rabbim bana doğru yolu göstermeseydi, elbette sapıklığa düşenlerden olurdum” dedi. En'âm / 78. Ayet فَلَمَّا رَاَ الشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هٰذَا رَبّ۪ي هٰذَٓا اَكْبَرُۚ فَلَمَّٓا اَفَلَتْ قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَ Birgün de güneşi doğarken gördü ve hemen “Bu benim Rabbim, öyle mi? Bu hepsinden de büyük!” dedi. O da batıp kaybolunca asıl gerçeği haber verdi “Ey kavmim, şüphesiz ben, sizin Allah’a koştuğunuz ortaklardan beriyim.” Ankebût / 61. Ayet وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۚ فَاَنّٰى يُؤْفَكُونَ Eğer onlara “Gökleri ve yeri yaratan, güneş ve ayı insanların hizmetine veren kimdir?” diye sorsan mutlaka “Allah’tır” derler. O halde nasıl oluyor da doğru yoldan sapıp, bâtıl yollara sürükleniyorlar. Ankebût / 63. Ayet وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ نَزَّلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ۟ Yine onlara “Gökten suyu indirip, ölümünden sonra yeryüzünü onunla dirilten kimdir?” diye soracak olsan, mutlaka “Allah’tır” derler. Buna karşılık sen de onlara de ki “Bütün deliller kendisinin yegâne Rab ve İlâh olduğunu gösteren Allah’a hamdolsun!” Fakat insanların çoğu akıllarını kullanıp gereği gibi düşünmezler. Teğabün / 1. Ayet يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih etmektedir. Tüm varlığın mutlak mülkiyeti ve hâkimiyeti O’nundur. Bütün övgüler de O’na aittir. O’nun her şeye gücü yeter. Teğabün / 2. Ayet هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ Sizi yoktan yaratan O’dur. Böyle iken kiminiz kâfir oluyor, kiminiz mü’min. Allah, yaptığınız her şeyi hakkiyle görmektedir. Teğabün / 3. Ayet خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ O, gökleri ve yeri gerçek bir gâye, hikmet ve şaşmaz bir kanuna göre yarattı. Size belli bir şekil verdi ve şeklinizi de güzel yaptı. Sonunda dönüş yalnız O’nadır. Teğabün / 4. Ayet يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Sizin gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerde saklı tutulan bütün gizlilikleri bilir. A'lâ / 1. Ayet سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ Yüceler yücesi Rabbinin ismini tesbih et; onu her türlü kusurdan ve ortaktan uzak tut. A'lâ / 2. Ayet اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ O ki, her şeyi yarattı ve onları güzel ve düzgün bir şekilde biçimlendirdi. A'lâ / 3. Ayet وَالَّذ۪ي قَدَّرَ فَهَدٰىۙۖ O ki, her şeye belli bir ölçü ve gâye takdir etti; buna göre onlara yol gösterdi. A'lâ / 4. Ayet وَالَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ O ki, yeşillikleri, otlakları, meyve ve ekinleri çıkardı. A'lâ / 5. Ayet فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ Sonra da onları çürüyüp kararmış artıklara çevirdi.
Kuranda Dalga ayetleri, Dalga’ Kelimesi ile İlgili Ayetler Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Karada ve denizde sizi gezdiren O’dur. Öyle ki siz gemide bulunduğunuz zaman, onlar da güzel bir rüzgarla onu yüzdürürlerken ve tam bununla sevinmektelerken, ona çılgınca bir rüzgar gelip çatar ve her yandan dalgalar onları kuşatıverir; onlar artık bu dalgalarla gerçekten kuşatıldıklarını sanmışlarken, dinde O’na gönülden katıksız bağlılar muhlisler’ olarak Allah’a dua etmeye başlarlar “Andolsun eğer bundan bizi kurtaracak olursan, muhakkak Sana şükredenlerden olacağız.” Yunus Suresi, 22 Gemi Onlarla dağlar gibi dalgalar içinde yüzüyorken Nuh, bir kenara çekilmiş olan oğluna seslendi “Ey oğlum, bizimle birlikte bin ve kafirlerle birlikte olma.” Hud Suresi, 42 Oğlu Dedi ki “Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur.” Dedi ki “Bugün Allah’ın emrinden, esirgeyen olan Allahdan başka bir koruyucu yoktur.” Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu. Hud Suresi, 43 Ya da inkar edenlerin amelleri engin bir denizdeki karanlıklara benzer; onun üstünü bir dalga kaplar, onun üstünde bir dalga, onun da üstünde bir bulut vardır. Bir kısmı bir kısmı üzerinde olan karanlıklar; elini çıkardığında onu bile neredeyse göremeyecek. Allah kime nur vermemişse, artık onun için nur yoktur. Nur Suresi, 40 Onları kara gölgeler gibi dalgalar sarıverdiği zaman, dini yalnızca O’na halis kılan gönülden bağlılar’ olarak Allah’a yalvarıp yakarırlar dua ederler. Böylece onları karaya çıkarıp-kurtarınca, artık onlardan bir kısmı orta yolu tutuyor. Bizim ayetlerimizi gaddar, nankör olandan başkası inkar etmez. Lokman Suresi, 32
Başlıktaki sorunun cevabı basit değil mi? Sanırım değil. En azından bazıları için bir İslam bilginine itaat, Allah’a itaatten daha yazımda Allah’ın kelamını aktardım. Kur’an-ı Kerim’de açıkça yazanlar şunlarKur’an, tek başına yeterli bir kendini açıklayan ve aklını işlettiği sürece herkesin anlayabileceği bir tamamlanmış bir kitaptır, eksiği başka bir kaynağa ihtiyaç mı? Buyrun, önceki yazımda alıntıladığım ayetleri kendiniz okuyunBiz bu Kitap’ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. En’am, 38Bak nasıl sıralıyoruz ayetleri, iyice kavrayabilsinler diye. En’am, 65İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık. En’am, 98Ayetleri bu şekilde, çeşitli başlıklarla veriyoruz ki, “Sen ders aldın!” desinler, biz de ilimden nasiplenen bir toplum için onu iyice açıklayalım. En’am, 105Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım? En’am, 114Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da ayrıntılı olarak açıklanmış bir Kitaptır. Hud, 1Sana bu Kitap’ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun. Nahl, 89Yemin olsun, biz bu Kur’an’da, insanlar için her örnekten nicelerini sıraladık. Ama insanların çoğu inkârdan başka bir şeyde diretmediler. İsra, 89Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/layık olamaz da. Ona vahyedilen, bir öğütten ve apaçık bir Kur’an’dan başka şey değildir. Yasin, 69Kutsal/bereketli bir Kitap bu; sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler. Sâd, 29Yemin olsun ki, biz, Kur’an’ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var? Kamer, 17Ama bazı Müslümanların bir tabusu var sünnet. Peygamberimiz’in hayatı, Kur’an’ı uygulayışı, hadis-i şerifleri ve daha birçok şey, “sünnet” adı altında toplanıyor. Ve dediğim gibi, İslam dünyasının büyük bir kesimi için sünnet, bir tabu. Dokunmak yasak, tartışmak yasak. En’am suresinin 114. ayetinin hiçbir önemi yok, sünnet daha Sitte, namıdiğer “Allah’ın dışında bir hakem”Sünnet kavramının en büyük dayanağı nedir, biliyor musunuz? Kütüb-i Sitte adı altında birleştirilebilen, altı adet büyük hadis kitabı. Peygamberimiz’in hayatı, yaşadıkları, sözleri ve yorumları, büyük ölçüde bu altı kitaptan öğreniliyor. Aralarında en çok itibar edileni Muhammed el-Buhârî yazmış, sonrakini Müslim bin Haccâc yazmış, sonrakiler de En-Nesâî, Tirmizî, Ebû Dâvûd es-Sicistâni ve İbn-i Mace el Kazvini’nin kişiler insan. Bildiğin, senin-benim gibi birer insan bu kişiler. Melek değil, başmelek hiç değil, cin de değil, peri de değil, insanlar, Peygamberimiz’in ölümünden aşağı yukarı 180 yıl sonra doğan insanlar. Miladi takvimden gideceğim Peygamberimiz’in ölüm tarihi 632. En erken doğan Buhârî’nin doğum tarihi 810. Müslim’in doğum tarihi 821. Nesâî’ninki 829. Tirmizî’ninki 824. Ebû Dâvûd’unki 817. İbn Mâce’ninki 824. En erken doğan Buhârî, ergenlikten çıkar çıkmaz hadisleri toplayıp bitirdi desek, Peygamberimiz ile arasında 200 yıl fark hadislerinin kaydını onaylıyor muydu?Bu kişilerin hadisleri nasıl toparladığını, sahih/zayıf güvenilir/güvenilmez ayrımlarını nasıl yaptığını anlatmadan önce, Peygamberimiz’in itibar edilmesi gereken tek hadis-i şerifini alıntılamak istiyorum“Benden Kur’an dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kur’an dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” Müslim, Sahihi Müslim, Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned, 3/12, 21, 33Bu arada bu hadis, Kütüb-i Sitte’de yer alan bir hadis. Hani o büyük itibar kaynağı olan, Kur’an’la çelişse bile vazgeçilemeyen kendi sözlerinin, hareketlerinin ayrı bir kaynak olarak toparlanmasını istemeyişini anlamak için Kütüb-i Sitte’ye de ihtiyacımız yok, mantık yürütmemiz yeterli Eğer bunu isteseydi, 500’ü aşkın cuma hutbesi başta olmak üzere bütün söz ve davranışlarını çevresindeki onca sahabi kaydetmez miydi? Peygamberimiz’in bugün elimize ulaşan cuma hutbelerinin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor; sahabe aptal mıydı da bu önemli konuşmaları not etmedi sizce?Peygamberimiz, resminin çizilmesini istemediği gibi sözlerinin de kaydedilmesini istemiyordu. Ve bu tavır, Peygamberimiz’in ölümünden sonraki “Dört Halife” döneminde de aynen devam etti. Dört halife de hadislerin toparlanmasını başarıyla engelledi. Sonrasında, halifeliği Hz. Ali’nin oğlu Hasan’dan devralan, halktan topladığı vergilerle kendisine saray falan yaptıran kâfir Muaviye döneminde hadis uydurucuları iyice coştu. Örneğin Buhârî’nin kitabına yaklaşık 450 sahih ! hadisle kaynaklık eden Ebu Hureyre, Hz. Ali ve Hz. Aişe’nin onun yalancılığını afişe etmesi ve hatta uydurduğu hadisler yüzünden Hz. Ömer tarafından epey dayak yemesine rağmen, Muaviye döneminde el üstünde tutulmuş, kendisine köşk yaptırılmıştır. Köşk hadislerin onaylanma süreçleriGelelim hadislerin toparlanmasına Altı kitapta, 2 milyon civarı hadis içerisinden, tekrarlarıyla beraber toplam 35 bin civarında hadis toparlanmış. Sadece Buhârî’de 10 bine yakın hadis var. Buhârî’nin 600 bin hadis içerisinden eleme yapa yapa 9 bin civarına indiğini biliyoruz ki durum böyleyse ve atıyorum bu hadis eleme/doğrulama süreci 50 yıl sürdüyse gerçi Buhârî 59 yaşında ölmüş ama biz yine bol keseden atalım, yemek yemeden, tuvalete gitmeden, başka hiçbir işle uğraşmadan 50 yıl boyunca hadislerle ilgilense dahi hadis başına ortalama 45 dakika ayırması gerekiyormuş. Hızlı adammış doğrulamanın en güvenilir yolu da nakil zinciriyle Peygamberimiz’e ulaşmak, yani Peygamberimiz’in ölümü üzerinden geçen 200 yılın ardından aradaki zinciri tamamlamaktı. Mesela Buhârî şöyle bir araştırma yapıyor– Bu hadisi kim söylemiş abi?– Abdullah İbni Zübeyir.– Ona kim söylemiş?– Sufyan.– Ona kim aktarmış?– Yahya İbni Said el Ensari.– Ona kim çıtlatmış?– İbni İbrahim et Taimi.– Ona kim istihbarat vermiş?– İbni Vakkas.– Ona kim referans olmuş?– Ömer İbni Hattab. Hadislerin yazımını yasaklayanlardan, ikinci halife Hz. Ömer yani.– Peki ona kim demiş?– Ona da Peygamberimiz söylemiş işte.– Hah, tamam, etmeyen olursa diye söyleyeyim Nakil zincirindeki herkes, belki ilk halka hariç, ölü. Ama nakil zinciri bir şekilde bir sahabiye, oradan da Peygamberimiz’e ulaştığında o hadis sahih güvenilir olarak kabul ediliyor. Yani ölüler birbirini doğruluyor, bizim Buhârî de bunları güvenilir hadis olarak kaydediyor.Yeri gelmişken, Muaviye gibi manyakların da, Ebu Hureyre gibi tescilli yalancıların da sahabi sayıldığını ayrıca not düşelim mi?Yazmaktan yoruldum, uzatmayayım, bir örnekle konuyu kapatayımKertenkeleyi tek vuruşta öldürmenin 100 sevap sayıldığı hadis kitaplarını okuyoruz arkadaşlar kaynak.“2 lira verip büyük seçim yaparsak 250 sevap, Maximum Card’dan çekersek %10 fazla sevap da kazanıyor muyuz?” diye geyik yapsam, Peygamberimiz’in sözüyle dalga geçiyorum diye bana saldırırlar. Halbuki Peygamberimiz’le açıkça dalga geçenler, bu kitapları yazanlardır arkadaşlar. Kertenkele öldürünce 100 sevap kazanmak nedir abi? O zaman kertenkele çiftliği açalım, 10 yılda 100 bin kertenkele yetiştirip hepsini öldürelim, 10 milyon sevap-puanla cenneti garantileyelim. Gerçi ona da gerek yok Belli özel günlerde namaz kılındığında cenneti garantileyebileceğimiz hadisler de mevcut.SonuçSonuç olarak, maalesef, sünnete inananlar inanmaktan vazgeçmeyecek. Peygamberimiz’in ölümünden en az 200 yıl sonra çıkmış hadis kitaplarından Peygamberimiz’in yaşamını öğrenenler, Kur’an’ın mesajını, Allah’ın kelamını reddedecekler ve Allah’ın sözüne değil, birtakım hadis yazarlarının aktardığı sözlere yazının altına kimisi hakaret içeren, kimisi küçümseme içeren yorumlar gelecek ve o yorumları yazanlar, bir ihtimalle yorumu yazdıktan sonra kertenkele avına insanların çoğu tarafından “Kur’an-ı Kerim’in yanındaki ikinci kaynak” olarak inanılmaya devam Kerim’de şunlar boşuna söylenmemişİnsanların çoğu kâfirdir. Nahl, 83İnsanların çoğu yoldan çıkmıştır. Mâide, 49İnsanların çoğu müşriktir. Rûm, 42İnsanların çoğu Allah’ın ayetlerinden habersizdir. Yûnus, 92İnsanların çoğu Allah’a şükretmez. Bakara, 243İnsanların çoğu zandan başkasına uymaz. Yûnus, 36İnsanların çoğu nankördür. Furkân, 50İnsanların çoğu gerçeklerden hoşlanmaz. Zuhruf, 78İnsanların çoğu Kur’andan yüz çevirdi. Fussilet, 4İnsanların çoğu düşünmez. Mâide, 103
İniş Sırasına Göre MÜRSELÂT SURESİ İniş Sırası 33 • Mushaf Sırası 77 • Mekki Sure • 50 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 16. Biz öncekileri helâk etmedik mi? 17. Sonra arkadan gelenleri de onların ardına takarız. 18. Suçlulara işte böyle yaparız. 19. O gün yalanlayanların vay haline! 20. Sizi basit bir sudan yaratmadık mı? 21. Onu sağlam bir karargâha yerleştirdik, 22. belirlenmiş bir süreye kadar. 23. Bir ölçüyle biçimlendirdik. Ne güzel biçim vereniz Biz!.. 24. O gün yalanlayanların vay haline! 25. Yeryüzünü bir toplantı/toplanma yeri kılmadık mı? 26. Dirilere ve ölülere! 27. Orada sabit yüksek yüksek dağlar oturtup, size tatlı bir su içirmedik mi? 28. O gün yalanlayanların vay haline! KAF SURESİ İniş Sırası 34 • Mushaf Sırası 50 • Mekki Sure • 45 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 1. Kâf. Şanı yüce Kur'an'a ant olsun. 2. İçlerinden kendilerine bir uyarıcı gelmesine hayret ettiler de, inkârcılar “Bu acayip bir şeydir. 3. Öldüğümüzde ve toprak olduğumuzda mı tekrar dirileceğiz?! Bu ihtimali uzak bir dönüştür!” dediler. 4. Kesinlikle Biz, yerin onlardan ne eksilttiğini biliriz. Ve yanımızda her şeyi muhafaza eden/koruyan bir kitap vardır. 5. Hayır, gerçek kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, çalkantılı karmaşık bir durum içindedirler. 6. Üstlerindeki göğe bakmadılar mı? Onu nasıl bina ettik ve süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok! 7. Yeryüzünü uzatıp yaymışız, ona ağır baskılar/dağlar oturtmuşuz. Orada her türden göz alıcı nice çiftler bitirmişiz! 8. Bütün bunlar içten yönelen, her bir kulun basireti/ileriyi düşünebilmesi ve ibret alması içindir. 9. Gökten bereketli/verimli bir su indirdik de böylece onunla; bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik. 10. Dizili, kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları! 11. Kullara rızık olmak üzere. Onunla yağmur suyu ile ölü bir beldeye hayat verdik. İşte dirilerek çıkış da böyledir. 12. Onlardan önce Nuh’un kavmi, Ress halkı ve Semud kavmi de yalanladı. 13. Âd, Firavun ve Lût’un kardeşleri de. 14. Eyke halkı ve Tubba halkı da. Bunların hepsi elçileri yalanladılar ve tehdidimi azabımı hak ettiler. 15. Biz ilk yaratışta aciz kalıp yorgun mu düştük? Hayır, onlar yeni bir yaratılıştan şüphe içindedirler. BELED SURESİ İniş Sırası 35 • Mushaf Sırası 90 • Mekki Sure • 20 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 5. O insan, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? 6. O ”Yığın yığın mal telef ettim!” diyor. 7. Zannediyor mu ki, hiç kimse onu görmemiştir. 8. Onun için, iki göz var etmedik mi? 9. Bir dil ve iki dudak? 10. Ona, iki tepe iyilik ve kötülük yolunu gösterdik! 11. Ama o, sarp yokuşu aşamadı. 12. Sarp yokuşun ne olduğunu, bilir misin? 13. O, bir kimseyi esaretten kurtarmak 14. ya da yokluk gününde yedirmektir; 15. yakınlığı olan bir yetime 16. veya toprağa uzanıp çaresiz kalmış olan yabancı bir yoksula! 17. Sonra da iman edenlerden, sabrı tavsiye edenlerden ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. 18. İşte bunlar, kitabı sağından verilenler/merhametin arkadaşlarıdır! TARIK SURESİ İniş Sırası 36 • Mushaf Sırası 86 • Mekki Sure • 17 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 5. İnsan bir baksın! Hangi şeyden yaratıldı/neden yaratıldığını araştırsın? 6. Dökülüp atılan/spermalı bir sıvıdan yaratıldı; 7. bel kemiği ile kaburga kemikleri arasından çıkan! 8. Hiç şüphesiz O, onu yeniden hayata döndürmeye elbette güç yetirendir. 9. Bütün sırların ortaya çıkarılacağı gün; 10. onun insanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı vardır. 11. Ant olsun, o dönüşlü olan/dönüp duran gökyüzüne, 12. çatlayıp yarılan yere! 13. Şüphesiz bu, kesin ayırt edici bir sözdür. 14. O bir şaka/oyun değildir! 15. Şüphesiz onlar, hileli bir tuzak kuruyorlar. 16. Ben de bir plan yapıyorum. 17. Şimdi sen gerçeği bildiği halde reddedenkâfirlere bir süre tanı, kısa bir süre! VAKIA SURESİ İniş Sırası 46 • Mushaf Sırası 56 • Mekki Sure • 96 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 57. Sizi Biz yarattık, tasdik etmeniz gerekmez mi? 58. Ana rahmindeki nutfeyi hiç düşündünüz mü? 59. Onu siz mi yaratıyorsunuz? Yoksa yaratan Biz miyiz? 60. Ölümlü varlıklar olarak sizi yarattık, şu işleri yapmaktan Bizi alıkoyacak kimse yoktur; 61. sizin benzerlerinizi değiştirip getirmemiz ve bilmediğiniz bir şekilde sizi yeniden inşa etmemiz hususunda. 62. Ant olsun siz, ilkin nasıl varedildiğinizi/yaratıldığınızı biliyorsunuz. Öyleyse düşünüp öğüt almanız gerekmez mi? 63. Ektiğinizi gördünüz mü 64. Onu siz mi bitiriyorsunuz? Yoksa bitirenler Biz miyiz? 65. Onları kuru ota dönüştürmeye gerek görsek[*] dönüştürürüz, o zaman da şaşırıp kalırsınız. [*] Şâe = شاء fiilinin kökü, “bir şeyi var etme” anlamında olan şey =شيء’dirMüfredât. Allah, gerek gördüğü şeyi yapar. 66. “Biz ağır bir borç altına girdik, 67. ama şimdi mahrum edilenleriz!” diye sızlanırdınız. 68. İçtiğiniz suya baktınız mı iyice? 69. Onu buluttan siz mi indirdiniz? Yoksa indirenler Biz miyiz? 70. Gerek görsek o suyu, tuzlu ve acı yapardık. Keşke sorumluluklarınızı yerine getirseniz! 71. Tutuşturup yaktığınız ateşi gördünüz mü? 72. Onun ağacını siz mi yarattınız? Yoksa yaratan Biz miyiz? 73. Onu bir hatırlatma ve gelip geçenlere/ihtiyacı olanlara bir fayda kıldık. 74. Öyleyse büyük Rabbinin ismini yücelt! 81. Şimdi Siz, bu sözleri ayetleri küçümsüyor 82. ve rızkınızı yiyecek ve içeceklerinizi yalanlıyor musunuz? 83. Ama can boğaza dayandığı zaman, 84. o zaman siz sadece bakıp durursunuz! 85. O anda, Biz ona çıkacak can’a sizden daha yakınız, fakat siz Bizi görmezsiniz. 86. Peki öyleyse, eğer Bize bağımlı olmadığınızı düşünüyorsanız, 87. sözünüzde doğrular iseniz onu can’ı geri çevirsenize! NEML SURESİ İniş Sırası 48 • Mushaf Sırası 27 • Mekki Sure • 93 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 59. De ki “Her şeyi güzel yapmak Allah'a mahsustur. Allah’ın seçtiği kullara da selam olsun. Allah mı iyidir, yoksa eş koştukları mı?” 60. Gökleri ve yeri yaratan, sizin için gökten su indiren ve onunla bahçelerin güzel bitkilerini bitiren hiç iyi olmaz mı? Siz kendiliğinizden onun ağacını bile bitiremezsiniz. Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Hayır, onlar yoldan ayrılmış bir halktır. 61. Yeryüzünü yerleşmeye uygun yapan, aralara ırmaklar koyan, orada dağları var eden, iki deniz arasına engel koyan hiç iyi olmaz mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Hayır, onların çoğu bilgisizdir. 62. Darda kalan biri yardım istediğinde ona karşılık verip sıkıntılarını gideren, sizi yeryüzünün hâkimleri yapan kimdir? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz! 63. Karaların ve denizlerin karanlıkları içinde size yolunuzu bulduran kim; rahmetinden önce rüzgarları müjdeci olarak gönderen kim? Allah ile birlikte başka bir ilah mı? Allah onların eş koştuklarından uzaktır. 64. Yaratmayı başlatan, sonra bir kere daha yaratacak olan kim; size gökten ve yerden rızık veren kim? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? De ki “Eğer doğru kimselerseniz delilinizi getirin.” KASAS SURESİ İniş Sırası 49 • Mushaf Sırası 28 • Mekki Sure • 88 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 48. Onlara katımızdan gerçek geldiği zaman “Musa’ya verilenlerin eşi buna da verilmeli değil mi?” dediler. Oysa daha önce Musa’ya verileni inkâr etmemişler miydi? “Birbirini destekleyen iki sihir” dediler. “Ve biz hepsini inkâr ederiz“ dediler. 49. De ki “Öyleyse Allah katından bu ikisinden daha doğru olan bir kitap getirin de ben de ona uyayım. Eğer doğrulardan iseniz!” 50. Yok eğer sana cevap veremezlerse artık bil ki, onlar kendi arzularına uyuyorlar. Kendi keyfine uyan kimseden daha sapık kim olabilir? Allah’tan bir yol gösterici olmadan doğru yol nasıl bulunacak? Şüphesiz ki Allah zalim kavme huzur vermez. 71. De ki “Baksanıza! Eğer Allah; geceyi, kıyamet gününe kadar üzerinize kesintisiz olarak devam ettirse size Allah’tan başka bir ışık getirecek ilâh/tanrı kimdir? Hâlâ işitmiyor musunuz?” 72. De ki “Düşünsenize! Eğer Allah; gündüzü, kıyamet gününe kadar üzerinize kesintisiz olarak devam ettirse size içinde dinleneceğiniz geceyi, Allah’tan başka getirecek tanrı/ilâh kimdir? Hâlâ görmüyor musunuz?!” 73. Sizin için geceyi ve gündüzü var etmesi O’nun rahmetindendir. Geceleyin dinlenesiniz ve gündüz çalışasınız diye!.. Belki şükredersiniz! İSRA SURESİ İniş Sırası 50 • Mushaf Sırası 17 • Mekki Sure • 111 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 88. De ki “Şayet insanlar ve cinler, bu Kur’an’ın benzerini getirmek üzere toplansalar, onun bir benzerini getiremezler. Birbirlerine arka çıkıp destekçi olsalar da!.. YUNUS SURESİ İniş Sırası 51 • Mushaf Sırası 10 • Mekki Sure • 109 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 37. Bu Kur’an Allah katından indirilmedir. Bir başkası tarafından uydurulmuş bir şey değildir! Ancak bu önceden gelenlerin kitapların doğrulanması ve kitabın ayrıntılı açıklamasıdır. Onda asla şüphe yoktur, Âlemlerin Rabbindendir. 38. Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki “Öyleyse, haydi onun benzeri bir Sure getirin. Allah’tan başka çağırabildiğiniz kimseleri de çağırın. Eğer doğru sözlüler iseniz!” 39. Hayır aksine onlar; ilmini kavrayamadıkları ve sonucu henüz kendilerine gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan önceki kimseler de işte böyle yalanlamışlardı. Gör/bak, zalimlerin sonu nasıl oldu! 40. Onlardan kimi ona inanır, kimi de ona inanmaz. Rabbin, bozguncuları daha iyi bilir. HUD SURESİ İniş Sırası 52 • Mushaf Sırası 11 • Mekki Sure • 123 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 13. Yoksa, ”Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki “Öyleyse; haydi, siz de onun benzeri uydurulmuş, On Sure’ getirin. Ve Allah’tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın. Eğer doğru sözlüler iseniz!..” 14. Eğer size cevap veremedilerse artık bilin ki; O Kur’an gerçekten Allah’ın ilmiyle indirilmiştir. O’ndan başka İlâh/Tanrı yoktur. Sizler artık teslim oluyor musunuz? LOKMAN SURESİ İniş Sırası 57 • Mushaf Sırası 31 • Mekki Sure • 34 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 10. O; gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı. Sizi sarsmasın diye, yeryüzüne ağırlıklar yerleştirdi. Ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten su indirdik de orada her güzel çiftten bitirdik. 11. İşte bu, Allah’ın yaratışıdır! Haydi, Bana gösterin, O’ndan başkaları ne yarattı? Hayır, aksine zalimler, apaçık bir sapkınlık içindedirler. TUR SURESİ İniş Sırası 76 • Mushaf Sırası 52 • Mekki Sure • 49 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 33. Yoksa “Onu uydurdu” mu diyorlar? Hayır, onlar inanmıyorlar. 34. Eğer iddialarında doğru iseler, haydi onun benzeri bir söz/söylem üretsinler/getirsinler. 35. Yoksa kendileri nedensiz mi yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratandırlar? 36. Yoksa gökleri ve yeryüzünü onlar mı yarattılar? Aksine onlar kesin inanmazlar. 37. Yoksa Rabbi’nin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa kâinata hükmedenler onlar mıdır? 38. Yoksa onların kendisiyle dinledikleri bir merdivenleri mi dinleme cihazları mı var? Öyleyse o dinleyicileri açıkça bir delil getirsinler! 39. Yoksa kızlar O’na, oğullar da size mi? 40. Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da, onlar bir borcun ağırlığı altında mı kalıyorlar? 41. Yoksa görülemeyen onların katında da onlar mı yazıyorlar? 42. Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Tuzağa düşecek olanlar, o nankörlerdir ancak! 43. Yoksa kendilerinin Allah’tan başka bir ilâhları mı var? Allah onların ortak koştuklarından münezzehtir/yücedir! 44. Ama Onlar eğer gökten düşerken bir parça görseler “Üst üste yığılmış bulutlardır” derler. 45. Öyleyse bırak onları, dehşete düşecekleri günlerine kavuşuncaya kadar... MÜLK SURESİ İniş Sırası 77 • Mushaf Sırası 67 • Mekki Sure • 30 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 15. O size, yeryüzünü boyun eğer şekilde yaptı. Haydi onun sırtlarında dolaşın ve O’nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O’nun katınadır. 16. Emin mi oldunuz? Gökte olanAllahın sizi yere batırmayacağından! O zaman bakarsın ki, yer çalkalanıyor. 17. Yoksa gökte olanın, üzerinize taş yağdıran fırtınayı göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz! 18. Ant olsun, onlardan öncekiler de yalanladılar. Fakat Beni inkâr etmek nasılmış? 20. Rahmân’a karşı size yardım edecek olan ordunuz kimdir? İnkârcılar ancak bir aldanış/gurur içindedirler. 21. Eğer O, rızkınızı keserse/yaratmazsa, sizlere rızık verecek olan kimdir? Bilakis onlar azgınlık ve nefret içinde inatla direnmektedirler. 28. De ki “Baksanıza/gördünüz mü/söyleyin bana Allah beni ve benimle birlikte olanları helak etse/imha etse veya bize merhamet etse acaba bu durumda inkârcıları, can yakıcı azaptan kurtaracak olan kimdir?” 30. De ki “Baksanıza/söyleyin bana, eğer suyunuz, yerin derinliğine/dibine çekilse, size kim temiz bir akar su kaynağı getirebilir?” NAZİAT SURESİ İniş Sırası 81 • Mushaf Sırası 79 • Mekki Sure • 46 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 27. Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O bina etti. 28. Onun yüksekliğini yükseltti, ona belirli bir düzen verdi; 29. gecesi karanlık ve gündüzü aydınlık oluyor! 30. Bundan sonra da yeryüzünü yayıp döşedi; 31. ondan da suyunu ve otlağını çıkardı. 32. Orada dağlarını oturttu, 33. sizin ve hayvanlarınızın geçimi için. RUM SURESİ İniş Sırası 84 • Mushaf Sırası 30 • Mekki Sure • 60 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 40. Sizi yaratan ve rızık veren Allah’tır. Sonra canınızı alacak daha sonra size tekrar can verecektir. Eş koştuklarınızdan hangisi bunlardan birini yapabilir? Allah’ın onlarla ilgisi olmaz. O onların ortak koştuklarından uzaktır. . Medeni Sureler BAKARA SURESİ İniş Sırası 87 • Mushaf Sırası 2 • Medeni Sure • 286 Ayettir Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım. 23. Eğer kulumuza/Muhammed’e indirmiş olduğumuzdan ve içindekilerden de şüphe ediyorsanız, hemen onun benzeri bir Sure getirin. Allah’tan başka şahitlerinizi/uzmanlarınızı da çağırın. Eğer doğru söyleyenler iseniz! 24. Eğer bunu yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız artık öyle bir ateşten sakının ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Kâfirler/inkârcılar için hazırlanmıştır.
Şeytanın en sevdiği insan karakterleri *İman etmeyenler, imandan küfre dönenler. *Allah’ın sınırlarına riayet etmeyenler. *Allah’a iftira atanlar… *Allah’tan ümit kesenler. *Allah’ın ayetleri ile dalga geçenler, ayetleri değiştirmeye-saklamaya-yorumunu değiştirmeye çalışanlar. *Allah’a, kitaba, peygambere ve kutsala itaat etmeyip, hakaret edenler. *İmanı, takvayı Allah katında değil de, yeryüzünde insanlar arasında üstünlük ölçüsü yapmaya çalışanlar. *Fıtrata, yaratılış gayesine, İslam’a ters yaşam sürenler. *Paraya, kişilere, şehvete, makam ve mevkiye, dünya malına tapanlar. *Kişileri aracı, şefaatçi, eş, ortak kılıp, Allah’a yaklaştırıcı kabul edenler. *Kişileri Allah ile kendi arasına katan, varlıklı bu kişileri rab edinenler. *Dini yozlaştırmaya çalışan dinci yobazlar. *Küfre ve inkara batmış kafirler. *Tevhide düşman, şirk dini mensubu müşrikler. *Kibir, riya, ikiyüzlülük, samimiyetsizlik, sahte takva gibi kalbi hastalıklara kapılmış münafıklar. *İblisten, iblisin ahdinden habersiz yaşayan gafiller. *Anne-baba ve akrabaya saygı ve özen göstermeyenler. *Yeryüzünde azgınlığın, haddi aşmanın, fütursuzca yaşamın egemen olmasını dileyenler. *Haram-helal ayırımı yapmadan yiyenler. *Yeryüzünde bozgunculuk çıkartanlar. *Eşitlik, hakkaniyet ve adalete değer vermeyenler. *İnsanları aşağılayan, büyüklenip, kendi dışındaki insanları cehennemlik sayanlar. *Başkasına yapılan bir kötülük veya haksızlığa gülüp geçen, ama kendisine yapıldığında isyan eden, egoist, bencil, şımarık, azgın, şaşkın, benmerkezci, huysuz insanlar. *Faiz ve her türlü haksız-aşırı kazancı kendine helal görenler, haksız spekülasyonlarca gecede milyon dolarlar kazananlar. *Kocası için değil de başka erkekler için süslenen kadınlar. *Gereksiz estetik ameliyatlar ile Allah’ın yarattığı bedeni yok yere değiştirenler. *Mahremine, namusuna sahip çıkmayanlar. *Komşusuna eziyet eden, ortağını aldatan, yol arkadaşına zulmeden, borç alışverişini inkâr eden ve dinin ahlakını önemsemeyen. *Yalan haberi veya dedikoduyu yayanlar. *Kendini en iyi, en ihlaslı, en onurlu, en şerefli sayıp diğer insanları alçak, düşkün, rezil ve aşağılanmış gören ve böylece herkesi lekelemeye çalışanlar. *Sözünden, vaadinden dönenler, ahde vefa göstermeyenler. *İnsanları aldatanlar. *Cinayet işleyenler, Allah’ın verdiği cana gereksiz kıyanlar, terörü cihad sananlar. *Çabuk öfkelenen, gereksiz şiddet uygulayanlar. *Dini hobi görenler, ahlakı yeter sayanlar. *İnsanları arkadan çekiştirenler. Koğuculuk yapanlar. *Cimri olanlar. Misafirden rahatsız olanlar *Şarap, uyuşturucu, kumar, büyü, sihir illetine saplanmış olanlar. *Yetim-öksüz malı, kul ve kamu hakkı yiyenler. *Yalan yere şahitlik ve yemin edenler. *Zina ve fuhuş yapanlar. *Zulmedenler. *Çevreye, komşulara, tabiata zarar ve rahatsızlık veren saygısızlar. *İhanet eden, halkı aldatan, ölçü ve tartıda hile yapan tüccarlar, iş adamları. *Vergi kaçıran gafiller. *İnfak etmeyen, zekat ve sadaka vermeyen cahiller. *Kibirli, büyüklenen, aşağılayan, aşırı gururlanan mal ve evlatlarını kendisi kazandı sanan hainler. *Mal, para, bilgi, soru, icat, proje vb. hırsızlığı yapanlar. *Devlet ve yetim malını talan edenler. *İnsanların iffet, ırz ve namuslarını kirleten ve bunları ortaya saçıp insanları rezil edenler. *Gıybet, dedikodu yapan, iftira atan, yalan söyleyenler. *Namaz kılmayanlar. Kılsa da hakkını vermeyenler. *Rüşvet alan, rüşvet veren ve aracı olanlar. *Allah’ın gizlediği bir günahı ortaya çıkaranlar. *Gözlerini haramdan sakınmayanlar. *İffetli bir kadın hakkında iftira atanlar. *Mirası haram-helal demeden alabildiğince yiyenler. *Yaşlı ve muhtaç kimselere, hayvanlara zulmedenler. DEVAMINI SİZ YAZIN… Şeytanın en sevdiği insan karakterleri
allah ın ayetleri ile dalga geçenler